Monday, May 21st

Last update09:18:42 AM GMT

Burdasiniz: HABERLER Sağlık Mavi bebek İlahe’nin dans hayali gerçekleşecek

Mavi bebek İlahe’nin dans hayali gerçekleşecek

e-Posta Yazdır PDF

4835A"Ameliyat edilemez" denmişti...

HALK arasında, “Mavi bebek sendromu” olarak bilinen siyonatik kalp hastalığı, vücutta dolaşan kirli kanın temiz kana karışması sonucu oluşan, doğuştan gelen ve hastaya mavi - mor arası renk veren bir hastalık olarak tanımlanıyor. 17 yaşındaki İlahe Mahmudova, bu hastalığın kurbanlarından biriyken, çözümsüz olduğunu düşündüğü sorununa Türkiye’de çözüm buluyor ve hastalıktan kaynaklanan tüm problemlerini geride bırakıyor. Prof. Dr. Kaya Süzer ile karşılaşması genç kızın yaşamını değiştiriyor.

ÖNCE ANNESİ FARK ETTİ
Kızında doğuştan gelen bir kalp bozukluğu olan mavi bebek sendromunun belirtilerini ilk olarak anne Sudaba Mahmudova fark ediyor. Anne Mahmudova “İlahe yürümeye ilk başladığında iki adım attığı zaman bile hemen yorulup ağlıyordu. Okula yakın oturmamıza rağmen evden her gün araba ile getirip götürüyorduk. Parmakları hep morarırdı. Evimiz 5. katta olduğu için ağabeyleri kardeşlerini merdivenden sırtlarında taşıyarak indirip çıkarıyorlardı” diyor.

UMUTLAR TÜKENMİŞTİ
Bebekliğinden itibaren 5 yaşına kadar doktor doktor gezdirilen İlahe’nin iyileşme umuduna, gittikleri Moskova’da en büyük sağlık kuruluşlarından biri son noktayı “Ameliyat olamaz” diyerek koyunca umutları tükenen aile artık durumu kabullenip kızlarının kaderine razı oluyor. İlahe’nin durumu yine kötüleşince, aile umutsuzca da olsa o sırada Bakü’de bulunduğunu duydukları Türk Profesör Kaya Süzer’e gidiyor. Prof. Süzer, İlahe’yi muayene edip tüm tetkikleri yaptıktan sonra küçük kızın rahatlıkla ameliyat olabileceği müjdesini veriyor ve İlahe birkaç hafta önce Türkiye’de geçirdiği ameliyatla sağlığına kavuşuyor.

‘Daha önce ameliyat olsaydı boyu kısa kalmayacaktı’
“Şu an 1.40 boyunda ve yaşıtlarına göre daha küçük görünen İlahe erken ameliyat edilseydi gelişme geriliği görülmeyecekti” diyen Prof. Dr. Kaya Süzer, bu tür vakaların ameliyatla rahatlıkla iyileştiklerini söylüyor ve son 20 yılda ameliyat edilen hastaların yüzde 90’ının bir yaş altında olduklarına dikkat çekiyor.

Literatürde bu yaşa erişen hasta sayısının çok fazla olmadığını belirten Süzer, “İlahe ameliyat olmasaydı yaşamına efor kapasitesi sınırlı, fazla hareket edemeyen ve yürüyemeyen bir birey olarak devam edecekti” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ayrıca gereğinden fazla yük altında olduğu için sağ kalpte büyüme ile akciğere giden atardamardaki basıncın yükselmesine bağlı kronik akciğer hastalığı ile karşı karşıya kalacak, efor kapasitesi daha da azalacak ve morarmalar artacaktı.”

Prof. Süzer, bu ameliyatın İlahe’nin bedensel gelişimine çok fazla katkısı olmasa bile çok kısa süre sonra genç kızın efor kapasitesinin yaşıtlarıyla aynı olacağını söylüyor ve İlahe’nin şu anda tüm hayallerini gerçekleştirebilecek durumda olduğuna dikkat çekiyor.


Share:Ask!BlinkBits!Blinklist!Blogmarks!BlogRolling!Cannotea!Del.icio.us!Digg!Diigo!DZone!Free and Open Source Software NewsFacebook!Fark!Faves!FeedMeLinks!Furl! GodSurfer!Google!linkaGoGo!Live!Ma.gnolia!Maple!Mister-Wong!Mixx!MyLinkVault!MySpace!Netscape!Netvouz!Newsvine!RawSugar!Reddit!ShoutWire!Simpy!Slashdot!Smarking!
Spurl!Squidoo!StumbleUpon!Swik!Tailrank!Technorati!Wists!

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile