
Hükümetle memur konfederasyonlarının 15 Ağustos'tan bu yana sürdürdükleri toplu görüşmeler tamamlandı. Memur-Sen, hükümetin iki kez revize ettiği zam teklifini kabul etti, Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa zam yapılmadığı gerekçesiyle teklifi reddetti.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından memur konfederasyonlarına yeni zam teklifi sundu.Buna göre, hükümet memur maaşlarına gelecek yıl yüzde 4 artı 4 zam yapılmasını önerdi.
Hükümet ayrıca, ek ödeme kapsamındaki memurlara 80 lira ek ödeme yapılmasına, aile yardımının gelecek yılın birinci ve ikinci altı aylarında 20'şer lira arttırılmasını teklif etti.
Bunun yanında toplu görüşme priminin de üç ayda bir 45 lira olarak ödenmesi teklifinde bulundu.
Memur-sen hükümetin zam önerisin kabul ederken, Türkiye Kamu-Sen ise teklifi reddetti.
KESK Genel Başkanı Sami Evren, toplu görüşme sürecine ilişkin, "Memur-Sen'in işgüzarlık yaparak mutabakat metnini imzalamasını hükümetin yetkili sendikası olmasına bağlıyoruz" dedi.
Evren, yaptığı yazılı açıklamada, 18 Ağustostan bu yana sürdürülen görüşmelerden sonra ortaya çıkan uzlaşma tablosunun kamu emekçilerinin sendikal mücadelesi açısından son derece düşündürücü olduğunu bildirdi.
Mutabakata göre kamu emekçilerine 2011 yılının ilk altı ayında yüzde 4, ikinci altı ayında yüzde 4 ücret artışı ve 80 lira ek ödeme verileceğini ifade eden Evren, şunları kaydetti: "Görüldüğü gibi bu mutabakatın dayandığı temel mantık enflasyon beklentisi olmuştur. Buna göre Ocak ayından itibaren bir kamu emekçisinin ücreti günlük 4 lira 40 kuruş civarında artacaktır. Yani kamu emekçilerine bir öğrenciye verilecek harçlık kadar bile zam yapılmamıştır.
Görüşmeler, sabaha kadar süren ricalaşma sonunda anlaşmayla sonuçlanmış, hükümetle sendikası kamu emekçilerinin sefaletinin sürmesinde mutabakata varmıştır. Memur-Sen'in işgüzarlık yaparak mutabakat metnini imzalamasını hükümetin yetkili sendikası olmasına bağlıyoruz. Memur-Sen'in görüşmeler esnasında kamu emekçilerinin haklarını genişletmek yerine üç ayda bir ödenecek 45 liralık sendika primine odaklandığı anlaşılmaktadır. Kamu emekçileri açısından Memur-Sen'in meşruiyetinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır."
Enflasyon beklentisi üzerinden yapılacak zamlara karşı olduklarını belirten Evren, grevli toplu sözleşme hakkının hayata geçirilmesi için mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, "Toplu görüşme sürecinin takviminin daraltılmasını, tartışma ve pazarlık sürecinin kısa süreye sıkıştırılmasını protesto ediyoruz" dedi.
Akyıldız, konfederasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, kamu görevlilerinin sorunlarının çözülmesi için umut bağladıkları tek yer olan toplu görüşme sürecinin sona erdiğini söyledi.
Türkiye Kamu-Sen'in bu yıl da son derece titiz bir çalışma yürüterek talepleri belirlediğini, kamu görevlileri arasında yaptığı anketlerle ve tabanın sesini dinleyerek oluşturduğu gündemle kamu görevlilerinin sorunlarını çözecek öneriler hazırladığını belirten Akyıldız, şöyle konuştu:
"Bu yılki toplu görüşmelerin referandumdan önceye denk gelmesi ve 2011 yılında yapılacak genel seçimler öncesinde memurların hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için son yasal platform olması nedeniyle taleplerimizin siyasi irade tarafından karşılık bulacağını düşünmüştük.
Seçim öncesinde elimizde bulunan bu gücü, tüm sendikalarla ortak hareket ederek ve kararlılık göstererek kamu görevlilerinin lehine kullanabileceğimize inanmıştık. Ne yazık ki süreç, sendikaların siyasi irade ile birlikte gücümüzü kırmak için oynadığı çirkin oyunlara sahne olmuştur. Bir konfederasyon, kamu görevlilerinin haklarını, uygun olan her platformda savunmak yerine kolaycılığı seçmiş, polemik sendikacılığına devam etmiştir.
Diğer konfederasyon ise siyasi irade ile kol kola girmiş, iktidarı üzmemek adına taleplerini dahi onlara danışarak belirlemiş ve verilene razı bir görüntü çizmiştir. Bu durumda toplu görüşme masasında kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi olarak yine yalnızca Türkiye Kamu-Sen kalmıştır."
Uzlaşma arzularını göstermek amacıyla iradenin teklifinin üzerine, sosyal yardımlardan sözleşmeli personelin de faydalandırılması, emekli ikramiyesine esas olan 30 yıllık üst sınırın kaldırılması, toplu görüşme priminin 15 TL olması, tüm kamu görevlilerine altışar aylık iki dilim halinde 120 TL daha seyyanen zam yapılması ve oransal artışlarla yılın her iki yarısı için birer puan olmak üzere yüzde 2 refah payı eklenmesi durumunda uzlaşmanın mümkün olduğunu Kamu İşveren Kurulu'na ilettiklerini bildiren Akyıldız, şunları kaydetti:
"Sayın Bakan ve Kamu İşveren Kurulu yetkilileri, sözleşmeli personelin de sosyal yardımlardan faydalanması ve emekli ikramiyesine esas 30 yıllık sınırın kaldırılması konusunda çalışma yapılmasının mümkün olduğunu ancak tüm kamu görevlileri için yaptığımız seyyanen artış teklifini kabul edemeyeceklerini belirtti. Bizler tüm kamu görevlilerinin maaşlarının arttırılmasını istedikçe işveren tarafı memurların çoğunluğunu ihmal eden kısmi ödemelere yöneldi.
Bunun üzerine kamu görevlilerinin tamamı için işveren tarafının teklifine ek olarak seyyanen artış talebimizi ilk 6 ay için 30, ikinci 6 ay için 30 TL olmak üzere 60 TL olarak yeniledik. Başbakanla yapılan görüşme sonucunda maaş artış oranının 2011 yılının ilk 6 ayında yüzde 4, ikinci 6 ayında yüzde 4'e çıkarılabileceği, bunun dışında bir artış yapılamayacağı sonucu çıktı."
Bu teklif üzerine ek olarak seyyanen artış taleplerini 25 TL'ye çektiklerini kaydeden Akyıldız, "Ancak bu denli düşük teklifimiz dahi siyasi irade nezdinde karşılık bulmamış ve toplu görüşme, bizim açımızdan uzlaşmazlıkla sona ermiştir" dedi.
Akyıldız, Türkiye Kamu-Sen olarak bütün kamu çalışanlarının istifade edebilmesi için seyyanen zam yapılması konusunda ısrarlı olduklarını ancak siyasi iradenin buna eğilim göstermemesi nedeniyle mutabakatı imzalamadıklarını ve izin isteyerek masadan ayrıldıklarını söyledi.
Share:











































